Yapay zekâyı insan yarattı; ama sonra?

Yazar Aslı Der, Denek E.E.E. kitabında teknolojinin gelecek kuşaklara etkisini sorguluyor. “Yapay zekânın alacağı kararlara ne temel olacak, neyi kodlayacağız, neyi öğreteceğiz ona, neyi öğrenmesini isteyeceğiz?” diye soran Der, insanlığın yeniden iyiyi, kötüyü, doğruyu ve yanlışı masaya yatırmak zorunda olduğunu vurguluyor.

İnsan eliyle üretilen yapay zekâ bir gün bütün dünyanın en büyük gücü olsa ve işleyişin ana unsuru olarak karşımıza çıksa nasıl olur? Teknoloji birden kendi hükümdarlığını sürdürmeye başlasa mesela? O zaman sahip olduğumuz ahlaki öğretiler, kültürler, ideallerimiz ne olacak? Çocuk kitapları yazarı Aslı Der tüm bu soruların ışığında çocuklar üzerinden bir cevap arıyor. Günışığı Kitaplığı etiketiyle yayımlanan Denek E.E.E. kitabında Der bunun muhakemesini yapıyor. Biz de kitap vesilesiyle bir araya geldik.

►Türkiye’de çocuk edebiyatının durumuyla başlamak isterim. Nasıl gidiyor sizce?

Biz konuları işlerken biraz ürkek davranıyoruz nedense. Mesela aile içi şiddet, kadın-erkek ilişkileri gibi konuları yurt dışında daha rahat işlerken, sanki Türkiye’de çocuk ve gençlik edebiyatında daha sakınarak ele alıyoruz. Ben iklim değişikliği, küresel ısınma gibi gerçekten hepimizi gezegen olarak zorlayacak konuları, teknolojik gelişmeler, ebeveynlerin çocuklarla bu konuda çatışması gibi konuları gündemime alıyorum. Bunlardan birisi de yapay zekâ. Hayatımızda ve gelişiyor. Ama bunun etik tarafı ne olacak? Bu soruları yurtdışında daha kolay sorup üzerine bir eser üretmek sanki biraz daha verimli yapılıyor. Bunu Türkiye’de biz de uygulamaya çalışıyoruz ama biraz daha emekleyerek. Bizde de olacaktır. Ben çok umutsuz değilim. Hiçbir konuda çok umutsuz konuşmak istemem. Yaklaşık 20 yıldır yazıyorum. O günden bu güne üretimin çok arttığını sevinerek görüyorum. Çocuk ve gençlik edebiyatı için yazan daha fazla yazarımız oldu, daha da olmalı. Özgün üretim artmalı, artıyor da ama dediğim gibi konulara biraz daha çekingen yaklaşıyoruz sanki.

ÇEKİNGEN DAVRANIYORUZ

►Daha mı muhafazakârız peki?

Muhafazakâr demeyeyim ama çekingen diyeyim. Çocukla konuşurken sanki konuşulacak veya konuşulmayacak konular belirliyoruz. Ya da “şöyle değil de böyle konuşalım” diye planlıyoruz. Ben o açıdan her konunun çocuklarla veya gençlerle konuşulabileceğini düşünüyorum. Genç ile bambaşka bir dille belki de. Ama dil çok önemli işte. Dili doğru kullandığımız zaman, karşınızdakine kendinizi basit, açık ama doğru olarak anlattığınızda istisnasız her konu konuşulabilir diye düşünüyorum.

►‘Darmadağın’ kitabınız için de benzer şeyleri söylemiştiniz. ‘Kırmızı çizgim’ yok diyordunuz.

Böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Konuşmayıp üstünü örttüğümüz her konu aslında bir problem olarak büyüyor ve içinden çıkılmaz bir hale geliyor. Fakat oturup konuştuğumuzda sadece bu karşılıklı diyaloglarda değil, dile getirmediğimiz, içimize attığımız her konu aslında bizim içimizde de bir problem haline geliyor. Ben bunun çocuk için de, birey için de, aile için de problem haline gelebileceğini düşünüyorum. O yüzden istisnasız her şeyin dile getirilebileceğini düşünüyorum. Ama karşınızdakinin anlayabileceği seviye ve dilde olmalı. Dili kullanmak çok çok önemli bunun için.

►AHLAKİ KODLARIMIZI DEĞERLENDİRMELİYİZ

►Denek E.E.E.’ye bakacak olursak yapay zekâ çocuk edebiyatında nispeten yeni bir şey.

Biz yapay zekânın ürünlerinden faydalanırken, ki düşündüğümüzden daha uzun bir süredir kullanıyoruz, şimdi çok daha güncel oldu. Eğitimin biraz daha içine girmeye başladı. Ve daha çok konuşulur oldu. Şu noktayla da ilgileniyorum ben; evet yapay zekâyı geliştiriyoruz ama daha üstün hale getirirken karşımıza bir soru çıkacak: Kendi kararlarını verme noktasına getirmeye çalıştığımız bu yapay zekâyı etik olarak nasıl kodlayacağız?” Ahlaki değerleri ne olacak, neye göre karar verecek? Biz insan olarak ahlaki değerlerimizi nasıl oluşturuyoruz? Bence bu soru, insanın kendine bakmasını da zorunlu kılacak. O yüzden biz yapay zekâyı kodlarken toplum olarak kendi ahlâki değerlerimizi tekrar değerlendirmek, yazmak ve keşfetmek zorundayız. Olduğu gibi kabul edilen normları yeniden masaya yatırmak zorundayız. Bu sadece Türkiye ile sınırlı da değil. Dünyadaki bir sonraki adım bu olacak bence. Yapay zekâ üzerinden ahlak anlayışımızı tekrar tanımlamaya çalışacağız.

►Kitapta ‘Yaz’ o yüzden ‘Ekim’ ile karşı karşıya geliyor değil mi?

Evet, çünkü Yaz’ın kontrolden çıkıyor olmasını çocukların görmesini istedim. Biz her yaptığımız, hatta yarattığımız- çünkü insan olarak onları yarattığımızı düşünüyoruz- yapay zekâyı acaba kontrol edebilecek miyiz sonunda? Ve onun alacağı kararlara ne temel olacak, neyi kodlayacağız, neyi öğreteceğiz ona, neyi öğrenmesini isteyeceğiz? Bunları ve elbette adalet kavramını yeniden tartışmak zorundayız. Yeniden iyiyi, kötüyü, doğruyu, yanlışı masaya yatırmak zorunda insan. O yüzden çok derin bir konu.

►Devamı gelecek mi?

Denek’in gelmeyecek ama, bir sonraki çalışmamı da yapay zekâ üzerine kurgulamayı istiyorum. Yine yapay zekâ ve özellikle biraz daha ağırlıklı olarak gelecekte yapay zekâ ile acaba biz hangi sorunları yaşayacağız, dönüp kendimizde nelere bakmalıyız? sorusunu işlemek, onun üzerine çalışmak istiyorum

►Fantastik edebiyatı çocuklarla buluşturduğumuzda şöyle bir şey çıkıyor karşımıza: Çocuklar zaten fantastik varlıklar…

Bence her birimiz öyleyiz. Yetişkin hayata geçtikçe sahip olduğumuz çok güzel bir şeyi kaybediyoruz ama: Yaşama neşesi. Daha az şaşırdıkça, hayatı bize sunulan kadarıyla kabul edip sorgulamaktan uzaklaştıkça hayret duygusu ile gelen o neşeyi kaybediyoruz sanki. Yaşam zor, çok çalışmak gerekiyor, çok yoğun geçiyor kabul ediyorum ama o neşeyi tutamadıkça biz o fantastik halimizden de çıkıyoruz. Dünyanın o tekdüzeliği bireyi de bir zaman sonra tekdüze haline getiriyor aslında. Böyle bir kaotik bir şey aslında. Ama tabii tanımınıza çok katılıyorum, çocukluğun fantastik bir tarafı var. Onu koruyabilmek lazım bir şekilde.

Bu söyleşi 14 Mayıs 2020 tarihinde BirGün’de yayımlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s