Mert Gider: Hayatın tamamı bir şarkı konusu

Müzisyen Mert Gider, 5 şarkılık Akın Hali isimli EP’sini yayımladı. Gider Gider isimli grupla ardı ardına yayımladıkları teklilerin ardından Mert Gider’in ilk solo EP çalışması. Gerek grup kariyerinde gerekse de solo çalışmalarında hikâye anlatıcılığına önem veren Gider, bu EP’siyle toplumsal bir ses de yaratıyor.

Akın Hali EP’si geldi. EP’de dinleyiciyi neler bekliyor?

Öncelikle dinleyen insanların; bu işin demlenerek, ince ince işlendiğinin farkında olduklarını söylemeleri, şimdiye kadar duyduğum en güzel yorum oldu ve bu beni çok mutlu etti. Akın Eldes ile şarkıların altyapılarını yaparken hiç acele etmedik. Uzun bir süreye yayarak yaptığımız bu EP, en içimize sinen halini alarak sizlerle buluştu. Kayıtlarda kontrbastan suzafona, klarnetten güiroya; zapateado ayak ritmlerinden gitar, buzuki ve yaylı tambura kadar birçok enstrüman kullandık. Her biri birbirinden yetenekli müzisyen dostlarımız stüdyoda bize eşlik etti. Her dinleyişte yeni bir katman keşfedebileceğiniz çok sesli bir aranjman ortaya çıktı. Ege Semercioğlu’nun yaptığı mixler ise tüm kaydın doğasına çok uygundu ve ortaya bu albüm çıktı. Düzenlemelerini Akın Eldes’in yaptığı, dolayısıyla bol gitarlı, olabildiğince özgün denemelerden kaçınmadığımız bir EP bekliyor dinleyiciyi.

Hayatın tamamı bir şarkı konusu

Gider Gider projenizde de şahit olduğumuz üzere müzik üretip kliplerini çekiyorsunuz. Görselliğin müziğinize kattığı şeyler var mı?

Sinemayı çok sevdiğim için film okulunda okudum. Dolayısıyla görsellik benim için çok önemli. Klip yönetmenliği yapmayı da çok seviyorum. Hem başka sanatçılarla çalışıp vizyonumun gelişmesi hem de üretim sürecinin her aşamasında olma anlamında bana çok şey katıyor. Bu yüzden şarkılarımın içine efektler, konuşmalar, sesler ekleyip sinematogtafik bir bakış açısı oluşturmaya çalışıyorum. Bu albümde Gider Gider kliplerinden farklı olarak başka yönetmen arkadaşlarımla çalışacağız. Çok enterasan bir şekilde her şarkıyı farklı bir yönetmen arkadaşım sahiplendi ve kendileri klip çekmek istedi. Ortaya çıkacak sonucu heyecanla bekliyorum. Diğer yandan farklı sanatçılarla profesyonel olarak klip yönetmenliği kariyerimi de sürdürüyorum. Diğer yandan film müziği yapma konusunda da son derece istekliyim. Birkaç kısa filme ve bir uzun metraja müzik yaptım. Gerçekten inanılmaz keyifliydi benim için.

Akın Hali’nin politik bir arka planı var. Hem ironilerle hem de doğrudan anlatımlarla yapıyorsunuz bunu. Toplumsalcı olmanın estetikle buluşması üzerine ne dersiniz?

Resimden sinemaya, müzikten tiyatroya bugüne kadar sevdiğim sanat eserlerine bakınca toplumsal konuların ilgimi çektiğini gözlemliyorum. Bu sanatçıların ‘konuları’ nasıl göze sokmadan, bazen sadece ‘durumdan’ bahsedip, belki de taraflı olmadan estetik bir şekilde işlediklerini görmek benim için heyecanlı bir şey.

Toplumsal meseleleri şarkılarınızda yer vermek bir mecburiyet miydi?

Aslında hayatın her alanı bence birer şarkı konusu. Aşk, ölüm, yalnızlık… Teması ne olursa olsun içine biraz (belki de bazen sarkastik bir şekilde) dünyanın dertleriyle ilgili bir şey kattığımı görüyorum. Bu durumun düşünerek, kararlar alarak değil kendiliğinden öyle gelişiyor olması enterasan bir şey. Elbette ülkemizde ve dünyada adaletsizlikten küresel ısınmaya gidişat o kadar kötü yöne doğru ki bu durumlara işaret etmeden nasıl kayıtsız kalınabilir asıl ben ona şaşırıyorum. Bunun adına politik diyebilirsiniz ya da başka bir şey… Demek istediğim; nasıl görmezden geliyor insanlar anlaşılması tuhaf bana göre.

Çok fazla insanın ülkeden kaçmaya çalıştığı bir dönemde “Sağlıkla gel, memleketteyim” diyorsunuz. Ardından da ölüler, adaletsizlikler… Adı da ‘Kasvet’ bu şarkının. Oysa melodik olarak da hareketli bir şarkı. Bu çelişki ile nasıl bir şey yaratmak istediniz?

Annemi ziyarete gittiğim bir akşam haberleri izlerken Ankara’nın Kızılay semtindeki otobüs durağında patlama olduğu haberine denk geldim ve hemen ardından Facebook’da o bölgede yaşayan arkadaşlarım için ‘bilmem kim güvende olduğunu bildiriyor’ diye iletiler gelmeye başladı. O kadar etkilendim ki arka odaya geçtim ve ‘Kasvet’ in sözlerini o ruh haliyle tek seferde orda yazdım. Müziği yaparken de sakin başlayıp kaosa doğru gitmesi aslında ülkenin durumunu, toplumdaki kafa karışıklılığının bir ifadesi olarak ortaya çıktı. ’Patlamada tanıdık ölmedi, normal hayatına dönen sendin’ cümlesinde ilk baktığımız şeyin bu olduğu, ne kadar unutkan olduğumuz, sonrasında da korkuyla bilinmezlik içinde nefes almalar var.

Gelecek projeleriniz neler?

İlk olarak bu albümdeki şarkılara videolar gelecek. Evde kendime kurduğum minik stüdyoda yeni şarkılara çalışıyorum. Aynı zamanda şiir ve denemelerimden oluşan bir kitap hazırlığı içerisindeyim. Devam senaryo çalışmalarım da var.

Not: Bu röportaj 6 Şubat 2020’de BirGün’de yayımlandı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s